annem diye bildiğim anılarıma......
7/9/2008 ·

nasıl bir özlem, nasıl bir hasret... kenar süsü diye sakladığım anılar, şimdi birer serencam... evet yaralıyım...bilmeden gördüm, bilmeden sevdim seni....yürek yangınları bunlar...anlatamıyorum....hüzün yüklü ve sisli kareler çepeçevrezihnimde...herşey yabancı... bilmediğim sokaklar, bilmediğim evler ve yüzler... bir boşuk ki yüreğimdeki, bu da bir belirsizlik ve bilinmezlik...tek tanıdık kokun ve hatıralar, unutlmaya yüz tutmuş...
ama biliyor musunağrı duymuyor kabim... zira ilaç misali özlemin.. zaten sen bildim özlemini...sensiz gecelerde tek dostumdu sensizliğim.. her bir dakika, her bir saniye vuruyorken ömür saatinin ve çalınırken puslu vadilerde nihavend makamı ağıtlar, bir tek şey haykırmak geldi içimden: BIRAKMA BENİİİ...
oysa kimeydi ve kim duyuyordu haykırışlarımı.........biliyor musun adını hasret koydum sinemede ve kazıdım mıh gibi adını göğsüme, hiç değilse onlar kalsın bende diye ve hiç değilse onlara sarılayım diye yanlızlık sarınca bedenimi ve hatta prangalara basınca körpe canımı....ve sen biliyor musun nicesine sarıldım sen diye...kayıp geceler rehber oldu bana...anlayamamıştım ki neydi hissettiğim;unutulmuşluk mu, sevgi mi hasret mi, korku mu....ölüm Allahın emri amenna, ama acılar kimi zaman daha acı....ahenkten ney üfleniyor kulaklarıma bazı geceler ve bazen de ağlar misali kaval....bir kuş gelir o an gözlerimin önüne ve umut serpiştirir yorulmuşlularıma.....ama ben susmak istiyordum şimdi........sadece susmak ve eğmek başımı öne fütursuzca.....bir ses duymk istermiş gibi nefis onca kalabalıklar içinde...... ve yine biliyor musun ne kadar da çok zaman, sen diye içtiğim anılar kezzap olup aktı boğazımdan......dedim ya, aslında ben seni hatıralarda tanıdım.şimdi ne ölüsün benim için, ne de boynu bükük bir düş.... ve ben seni beklerken gece gündüz, he yorulmadan, hem de yılmadan; oysalı ve keşkeli cümleler kurmaya başladım. yani pişmanlıklarla imza attı her yazımın sonuna... hala keşke gitmeseydin diye sayıklar dururummm.....
''
Bugün yıkıldım biliyor musun..?
Bezginim, çaresizim, umutsuzum...
Bırakma beni, insanlar kötü...
Bırakma beni korkuyorum....
Bir deli otlar büyüyor içimde...
Sancılıyım, yorgunum, kederliyim...
Bu halini sevdim gitme kal...
Çamurlar çirkefler içindeyim...
Bırakma beni, insanlar kötü...
Bırakma beni korkuyorum....
Bir dayak yemiş adamım şimdi...
Bezginim, kararsızım, yılgınım...
Al götür beni o kayıp gecelere...
Yeter ikimize yalnızlığım...
Bırakma beni insanlar kötü...
Bırakma beni Korkuyorum...''
ben asla kelimelere yeni manalar yüklemedim;değiştirmedim ve değiştiremedim eskilerini....çünkü senden bana tek hatıra o kelimeler ve anlar. kıyamadım atmaya ve silmeye yazılmışlıklarını ömür sayfamdan.....titredi elim.......
zaten ikindi vaktine erişmiş ömürler timsali bu hayat,zaten üç gün ve üç saat bu hayat,zaten son durağa bir durak kalmış bu hayatta; o halde nasıl kıyabilirdim onlara....
ben tutunacak dallar ararken,kafamı yaslayacak sineler ararken,gözyaşlarım sel olup akarken ve ağlarken içten içe, neredeydin sen..........
bundandır ki boynu bükük bakışlarım aynalara....
öyle işte........
annem diye bildiğim özlemlerim anısına, arkadan sallanan kırık b
7/9/2008 ·
o gün dayımdan öğrendim sanki yaşadığını.. belki tam da ölmüştün benim için.... belki sis çökmüştü üzerlerine sandığa dahi kaldırmaya kıyamayacağım anılarımın... belki de pas tutmuş bir sineden beklenen son umut çırpınışlarıydı bunlar... o an hayat durdu adeta zira hayata gelişimin sebebini sanki yeni tanıyordum... sanki ilk defa uzanmış bir yabancı eli gibiydin o an benim için.... nasıl bir duygu inan bilemezsin... ve belki bir başarmışlık sevinci vardı yüzümde kırık bir aynadaki tebessüm yansıması gibi.... çünkü ağıtlarıma ve çağırışlarıma içten içe bir cevap gelmişti... dedim ya uzanan bir yabancı eli misaliydi hatırlar o an... bilinmezlik diye yazdığım ve adını hasretle bütünleştirdiğim herşey o an gün yüzüne çıkıyordu... gerçi herşey dakikalarla özdeşleştirecek kadar kısaydı ama olsun ben yeniden doğdum o an sanki...
yeni doğmuş bir bebek gibiydim... yeni doğan bebek ilk annesini bilirmiş.. şu sahte dünyada ilk ana kokusunu alırmış, ilk bildiği yüz, ana yüzü olurmuş... ilk onu kazırmış zihnine... ilk hep onu....
sen gittin ve başladı unutmalar serüveni.. film gibi hayatlardan kesitler sanki.... tam on yıl.....koskoca on yıl...benim yüreğimde hep bi boşluk vardı... kızmak istediğim ama kızamadığım birine dair hisler sarıyordu içimi... yıllarca haykırdım kendi kendime:
gel canım dizime, gül canım yüzüme, ömrümü veririm, bir tatlı sözüne.....
aslında pek birşey bilmiyorum.. sadece özlüyorum....
sevdiklerimden esintiler yine.....
4/9/2008 ·
erdem beyazıt'tan ;
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı Ayın yıldızların çağlayarak Berrak şelaler yaparak Coşku içinde aktığı Bir yerlerdeydi. Hani bir gün bir çobana rastlamıştık Adı Ferhat mıydı neydi Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin Sadakatten mest oldukları Herbirinin gözlerinde Kaybolur gibi kayar gibi Dalıp gittiğimiz o saadet evreni Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen Usul usul inen Yağmur tıpırtılarını Dinler gibi Dalıp gitmiştik Sen konuşuyordun İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun Onlar ki konuklarımızdı Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı Hepside ezelden tanıdıktı dosttu. |
Erdem Beyazit |
basliksiz yazilar...
24/8/2008 ·
sokaklar sakin... sessiz ve kimsesiz... sevmeye yetecek cesaretimle sokaklardayim ve yuruyorum korkusuzca...tam yurumeye baslarken, henuz baslamisken sevmeye yani korkular cokuyor sevdama.... elimden sadece yazmak geliyor... kirik dokuk yapraklar avucumda yuruyorum sanki hayallerde, belki umutsuz bekleyisler ve futursuz cesaretler....
sana sevdam....
22/8/2008 ·
her an dusunuyorum
ben nasil ne oluyorum
sadece sunu biliyorum seni seviyorum
omrumde tatmadim anlar bunlar
beni bir seven anlar
bir de deliler anlar
sadece sunu biliyorum
seni seviyorum
gormden sevdim ben seni
kimine gore delilik belki
hem kim anlar ki bizi
bizi bizim gibi seven alar sadece belki
anlar sadece belki
denizlere atilmaktir belki
collere vurulmaktr
yada gurbete surlumektir
olsn ama
herseye deger bu sevda
surgun mu nedir o
zor mu gelir yuregime
seni seviyorum ya
yeter bu bana
soyle veya boyle
olecegiz ne care
sevmeyi bilmeli o halde
sevmeli
hemde deliler gibi
sevmeyi bilmiyorsa yasiyorum dememeli
hemde benm gibi
hissetmeli derinlerdn
gorse de gormese de ozlemeli insan
burada olsa da olmasada
her an dusunmeli
hitap etmeli
zira ona konusmak demek onun sana konusmasi demektir nihayetinde
ahhh nasil anlatsam icimdekileri
siir mi yazsam
sarkimi soylesem
yoksa oturup aglasam mi
ama icimi kemiriyor sevda
ozlem herseyim olmus adeta
onsuz olmuyo
seni ozlemek hava su oldu benmm icin
her an sennleymisim gibi yasamak
herseyi iki kisilik yasamak bu olsa gerek
herseyden iki tane
iki kez yudumlamak hatta suyu
ve iki kez isirmak ekmegi
son lokma olsa dahi ikiye bolmek
sana ait son sey olsa daha ikiye bolmek
dahi ikiye bolmek
ki bence bu gercekten sevmek
ve hatta her soze bir hayal bir kafiye ilistirmek sevmek
yani siir gibi yasamak
yani askla yasmak
hayati kafiyeye dokmek
satir aralarinda gezinmek engelsizce
onunla dahi yetinmeyi bilmek
hayati divan siirine donusturmek hatta ve kimi zaman...
uc nokta koymak becerebildigin kadar herseye
yani seni seviyorum diyebilmek
korkmamak hicbir seyden
cunku sevmeyi Allahin ogrettigini bilmek
yani Ilahin destegiyle sevmek
onun izniyle sevmek
yani seni seviyorum diye tutturmak
kimi zaman hatta mizlamak seni seviyorum diye
yani
yani
. senle olmak
yani senin burada oldugunu dusunerek bunlari yazmak
yani ruhunu serbest birakmak
ellerini azad etmek futursuzca
serenat misali sarki soyletmek isliklarina
ve bakmak sokak isiklarina
her yerde adini gormeye calismak
seni gormeye calismak
nihavend tarzinda
ve belki segah makaminda yasamak her ani
ahenkten kanun sesleri duymak usta kanunilerden
kemence dinlemek uyurken ruyanda
sarki mirildanmak sokakta giderken
istehayat bu diyebilmek sikintilar altinda ezilsen dahi
herseyin sinav oldugunu bilmek ve sinavdan gecmek hem severek hem gulerek
olmek belki de tebbessum ederek
ya da bi dosta gulumseyivermek
ne bileyim iste anlamiyorum ki, demek
seni sevmek yani
seni seviyorum demek….
Ve film biterken yine de aglayabilmek sevgi icin…. ( sercana’ma…)
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::